MAKALE

Aileyi korumak adına her türlü medyaya geleneksel aile kriteri geliyor başlığıyla bir haber dolaşıyor; kriterlerin ağırlıklı olarak dizilere yönelik olacağı iddia ediliyor. Halihazırda televizyonda muhafazakar bir atmosferin egemen olduğu, dizilere sansür uygulandığı, gittikçe muhafazakarlaştığımıza dair bir iddia dillendiriliyor bir süredir. Sansür iddiasının sebebi, önce sigara arkasından içki bardaklarının blurlanmasına dayanıyor. Dizilerin günden güne içeriğinin boşaldığı, her türlü temanın fütursuzca anlatıldığı bir dönemden geçiyoruz. Gayri meşru çocuk, kamu kanalında, en aile dizisi olarak lanse edilende dahi ortaya çıkıyorsa, hangi sansürden hangi muhafazakarlaşmadan söz edeceğiz? Kim kimin babası/çocuğu belli değil; bütün dizilerin olmazsa olmazı DNA testi üzerinde her türlü değişiklik yapılabilir! Yalan, güvensizlik, şüphe temalarının hikayeleri şekillendirdiği bir dizi ortamı bahsettiğimiz! 

Dizilerin kontrolden çıkmasının, şirazesinin kaymasının en büyük sebebi, gittikçe uzayan ve uzamaya devam eden süreler. Süre konusunda bir adım atılmadığı takdirde en geleneksel aile çizgisinde başlayan dizinin dahi kısa sürede o anda ekranda hangi tema satıyorsa o temaya kaymasını engellemek maalesef mümkün değil. Çünkü dizi işi artık hikaye anlatmaktan çıktı zaman doldurmaya dönüştü. 

Senaryo dili ve tekniği açısından ekrandaki diğer dizilerden farklılık gösteren, imkansız aşk ya da takıntılı aşk gibi bir temayı büyük çatışmalar ve klişeler eşliğinde anlatmayı tercih etmediği için, ilk bölümlerde anlaşılmakta zorlanan Kördüğüm; tematik olarak uzaktan bakıldığında geleneksel aile yapısına oldukça aykırı bir dizi görünümünde ama aslında değil! İlk dört bölüm itibariyle bu değerlendirmeyi yaptığımı altını çizerek belirtiyorum çünkü devam eden zamanlarda uzun sürelerle baş etmek adına değişim dönüşüm yaşaması muhtemel. 

İntihar, tek gecelik ilişki, gayri meşru çocuk gibi geleneksel aile yapısına aykırı temalarla başlangıç yaptı ama bakış açısı ve işleyiş tarzı aileyi destekler nitelikte; ailenin, dayanışmanın, sevginin, saygının önemini layıkıyla anlatıyor. Bekar bir anne olan Didem'in ölümcül hasta olduğunu öğrendikten sonra önce kendi babasının kapısından, sonrasında oğlunun babasının kapısından kovulmasıyla başladı dizi. Didem'in herkesin gözleri önünde intihar etmesiyle ivme kazandı. İntihar sahnesini göstermemeleri intiharı sömürü nesnesi olarak kullanmayacaklarına işaretti, nitekim öyle de oldu. 

Babasının sevgisizliğinden, itibarını ve şirketi evlatlarından daha çok önemsemesinden şikayetçi Ali Nejat'ın, babası gibi olmamak için vereceği mücadelede en büyük yardımcısı mecburiyetten hayatına dahil olan Kaan olacak. Ablasına karşı duyduğu suçluluk hissinden, fanusu hatırlatan cam evindeki mahkumiyetinden oğlu ile kurtulacak Ali Nejat. Şeffaf ama bir o kadar da gizemli bir karakter olarak yeğeninin ölümünde masum olduğu ortaya çıktığında karakterde ciddi bir dönüşüm yaşanacak. Şimdilik perde arkasındaki varlığından haberdar olduğumuz Feyza'nın eski kocası Enver, büyük ihtimal holding savaşları uğruna Ali Nejat'ı öldürme niyetindeyken kendi oğlunun ölüm fermanını imzalamış. Ali Nejat ve Feyza'nın çocukluklarına flash backlerle her gidildiğinde, aile neden önemlidir baba sevgisi neden önemlidir sorularına cevap verecek Kördüğüm.

Kördüğüm'ü diğer dizilerden ayıran en büyük farklılık büyük hikayesini aşk üzerine değil, araba sevdası üzerine inşa etmesi. Hayaller, ölümler ve hayatların araba üzerinden kesişmesi hikayeye derinlik kazandırıyor. Umut'un yarım kalan üniversite eğitimi, yarım kalan mühendislik hayalini araba tasarlayarak gerçekleştirmek istemesi, ama doktor olan eşi karşısında sıklıkla özgüven problemi yaşaması neticesi, sarhoşken yaptığı bir hatayla hayatı kontrolden çıkıyor. Tek gecelik ilişki geleneksel aile yapısına aykırı ama böyle bir hatanın böylesine neticeleri olur yaklaşımıyla yazıldığı için aykırılık şimdilik ortadan kalkıyor.


Sema Karabıyık