MAKALE

Bir amacım yok…” 22 yaşında bir gençten duyduğum bu cümle, bana çok dramatik geldi. Ne yapmak istediğini, nasıl bir hedefe ulaşmak istediği konusunda bir fikri, kararı ve planı olmayan bu gencin durumu, sanırım çok yaygın bir hal.

Son günlerde çeşitli şehirlerde katıldığım konferanslarda birçok gencin amaçsızlık/hedefsizlik/plansızlık sarmalında sıkıntılar çektiğine şahit oldum. Üniversitede okuyan ya da olmuş bir gencin, kendi hayatı ve geleceğiyle ilgili bu denli belirsizlik içinde olmasını önemli bir sorun olarak görmek gerekir.

Bu belirsizliğin gencin ruh dünyasını son derece olumsuz etkilediğini, depresif bir durum yarattığını da unutmamalıyız.

SARMALDAN KAÇMAK İÇİN ‘UYUŞMAK’

“Gelecekte ne yapacağımı, nasıl bir hayat kuracağımı bilmiyorum. Bolca spor yapıyorum. Bedenimi yoruyorum ve moral bozukluğundan kurtulmaya çalışıyorum.”

Çok yakından tanıdığım bu genç adam, içinde düştüğü açmazı, en azından spor gibi faydalı bir uğraşla ötelemeye çalışıyor. Dikkat ediniz, aşmaya çalışmıyor, öteliyor sadece.

Gençlerin içinden çıkamadıkları amaçsızlık ve hedefsizlik konusunda daha vahim kaymalar da yaşanıyor.

Bunun başında da madde bağımlılığı geliyor.

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu’nun geçtiğimiz aylarda yaptırdığı saha araştırmasına göre, gençlerin % 31’i sigara içiyor, % 5’i alkol alıyor, % 2,3’de uyuşturucu kullanıyor. Gençler, en önemi sorunlar arasında üçüncü sırada madde bağımlılığını görüyor. Gençlerin % 17’si gelecek 5 yıla karamsar bakıyor.

SOSYAL MEDYA BİR UYUŞTURUCU GİBİ KULLANILIYOR

Aslında sorunları unutmak, ötelemek ya da içine düşülen sarmaldan kurtulmak için sosyal medya da bir uyuşturucu gibi kullanılmaya başlandı.

Bu konuda özellikle ABD’de madde bağımlığı gibi, sosyal medya bağımlılığından kurtulmak için klinikler açılıyor. Türkiye’de yakında açılır sanırım. Zira dünyada en yaygın sosyal medya kullanan ülkelerin başında geliyoruz.

Aynı araştırmaya göre, gençlerin % 87’si sosyal medyada kendilerini mutlu hissettiklerini belirtmiş.

Sosyal medyaya harcanan süre spor, kitap okuma, araştırma, müzik, doğa gibi gençlere faydaları tüm alanlara harcanan zamanın on katı neredeyse.

“Kendimi nedense yorgun hissediyorum. Spor yapmak, doğada yürüyüş yapmak hatta yeğenimle oynamak konusunda bile ciddi isteksizlik ve yorgunluk yaşıyorum. Nedeni de anlamış değilim.”

25 yaşındaki bu genç adamın söylediklerini dinledikten sonra şunu sordum: “Acaba sürekli sosyal medyada olduğun için zihnin yorgun olabilir mi?”

“Evet olabilir. Çünkü çok yoğun kullanıyorum” dedi. Zihin yorgunluğu, beden yorgunluğunu tetikler.

Aslında gençler, sorunları çözmek yerine onu yok saymanın yollarını arıyor biraz da. Kimi spor yaparak, kimi madde bağımlısı olarak, kimi de yoğun sosyal medya kullanarak bunu yapıyor.

AMAÇSIZLIK SORUNUNU ÇÖZEN BİR GENÇ

Tüm bunları aşmanın bir yolunun; gencin kendisine bir amaç edinmesi, bir hedef belirlemesi ve dünyada bir idealinin olması gerektiğini yine bir örnekle yaşadım.

Üniversiteyi yeni bitirmiş aile yakınım bir genç, belirsiz gelecek kaygısıyla ciddi sıkıntılar çekiyordu. Ne yapacağını ve gelecekte nasıl bir hayat kuracağını kestiremiyordu. Bu yüzden de depresyona girmişti.

Şöyle bir çalışma yaptık onunla: Önce hangi iş alanında çalışacağına karar verdik. Sevdiği ve başarılı olacağına inandığı bir alan seçti. Sonra bu alanda bir hedef belirledik. Bu hedefe ulaşmak için planlamalar yaptık ve bunları takvimlendirdik.

Yazının devamı İçin tıklayınız....

Kemal Öztürk