MAKALE

Kadınların hak arayışında, eşit haklar ve fırsatlar mücadelesinde, Dünya Kadınlar Günü tüm dünyaya kadınların sesini ve sözünü taşıyor.

Her geçen gün daha güçlü bir şekilde yankılanan bu sese insanlığın kayıtsız kalmadığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Bu vesileyle sadece bir bakan olarak değil, bir kadın olarak, bir anne olarak bu hak arayışının en ısrarlı takipçisi ve destekçisi olacağımı bir kez daha ifade etmek isterim.

Kadınların eğitim, sağlık, istihdam ve karar alma mekanizmalarına katılımı ile kaynaklara ve fırsatlara eşit olarak erişimi sağlanmadığı sürece dünyanın barış, refah ve esenlik içinde olmayacağı bugün herkesçe kabul edilmektedir.

Tüm dünyada uzun süren mücadele ve hak arayışları sonucunda kadının insan hakları ve bu hakların hayata geçirilmesi noktasında çok önemli mesafeler alındı.

Yine de durup baktığımızda 21. Yüzyıla taşınan önemli sorun alanlarımızdan birini insan ve özellikle kadın hakları ihlallerinin oluşturduğunu görüyoruz.

Dolayısıyla önümüzde belki zorlu, ama hepimizin ortak çabası ile alınacak uzun bir yol bulunuyor.

Daha eşit, daha yaşanılır, daha insanca ve şiddetten arınmış bir dünya için bu yolda kararlılıkla yürüyeceğiz. 

Kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal konumlarının iyileştirilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki çalışmalarımızı daha güçlü, daha ileri adımlarla sürdüreceğiz.

Çünkü kadınların üretimden yönetime hayatın tüm alanlarına katılımı kalkınmanın temel koşulları arasında yer alıyor.

Aynı zamanda aile kurumunun üstlendiği temel işlevleri yerine getirmesinin ve gelişmiş bir demokratik kültürün oluşmasının olmazsa olmazı, kadınların varlığıdır. Var olmasıdır. Hem de hayatın her alanında...

Bu hususta gerek yasal düzenlemeler, gerekse uygulamaya dönük adımlar ve kurumsal mekanizmalar yoluyla Türkiye, kadın erkek fırsat eşitliği alanında önemli mesafeler aldı.

Söz konusu kazanımların yansımasını; kız çocuklarının okullaşması, kadın okuryazarlığı, istihdama katılım, sağlık hizmetlerinden yararlanma oranlarındaki artışlar gibi birçok alanda memnuniyetle gözlüyoruz.

Kadınlara kaynak ve fırsatlardan yararlanma imkânı tanındığında üretiyorlar.

Hayatın her alanında etkin rol alıyorlar.

Geleceğe güvenle ve umutla bakıyorlar.

Öyleyse kadınlar hayata sadece eşit haklarla değil eşit fırsatlarla da katılmalı.

Bunu başardığımızda işsizlik, yoksulluk, istismar, şiddet gibi bireyin, ailenin ve toplumun gelişmesinin önündeki engelleri arkamızda bırakmış olacağız. 

Bakanlık olarak tüm çabamız, bu engelleri kaldırmak; kadınların toplumda eşit hak ve fırsatlara sahip olabilmesinin zeminini ve iklimini oluşturmak…

Bunun için kamu kurum ve kuruluşlarıyla, yerel yönetimlerle, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Sekiz Mart Dünya Kadınlar Günü’nde; kadının insan haklarının korunduğu ve geliştirildiği, toplumsal hayatın her alanında konumlarının güçlendirildiği, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlendiği, kadınların kalkınma süreçlerine tam katılım sağladığı bir Türkiye temenni ediyorum.

Bu duygularla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, saygılar sunuyorum.