MAKALE

Sosyal Devlet Konulu Tezler

Tez Adı: Türkiye' de Anayasa ve Yasa Düzeyinde Sosyal Devletin Gelişimi : 1921-1 983 Tez Sahibi : Murat Özler Tez Yılı : 1995
Üniversite: istanbul Üniversitesi, Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Yüksek Lisans, 1 99 s.
 
ÖZET
 
İnsan haysiyetine saygının ve insanı bir değer olarak kabul etmenin kaçınılmaz sonucu olan sosyal devlet; ekonomik ve sosyal bakımdan zayıf kesimleri koruyarak, kişileri baskısı altında tutan sosyal ve ekonomik engelleri kaldırmayı üstlenen, bu sayede onların maddî ve manevî gelişimleri için gerekli şartları sağlamak amacına yönelmiş çağımızın devlet sistemidir.
 
1961 ve 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasaları, Sosyal Devlet ilkesini benimsemiş ve cumhuriyetin nitelikleri arasında düzenlemiştir. Tez de, Türkiye'de Anayasa ve yasa düzeyinde sosyal devletin gelişimini incelemeye çalışmaktadır. Sınırları ve sonuçları oldukça geniş olan sosyal devlet olgusu, yalnızca Anayasa ve yasalara bağlı kalınarak açıklamanın mümkün olmaması sebebiyle, sınırlı da olsa siyasal ve ekonomik gelişmeleri de göz önünde bulundurarak açıklama yoluna gidilmiştir.
 
 
Tez Adı: Piyasa-Sosyal Koruma Ekseninde Avrupa Birliği Sosyal Politikası ve Türkiye'nin Uyumu Tez Sahibi: Aziz Çelik Tez Yılı : 2004
Üniversite: Marmara Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Anabilim Dalı, Yüksek Lisans, 205 s.
 
ÖZET
 
Bu çalışma, sosyal politikanın serbest piyasa ile sosyal koruma arasındaki gerilim tarafından yönlendirilen "çift yönlü bir hareket" olduğu varsayımına dayalıdır. Karl Polanyi'nin teorik çerçevesinden esinlenen çalışmanın birinci bölümünde, sosyal refah devletlerinin özelliklerinin bu gerilim tarafından belirlendiği savunulmaktadır. Birinci bölümde, iki yüzyıllık bir dönemde oluşan ve iki dünya savaşından sonra da varlığını sürdüren sosyal refah devletinin çöktüğü iddialarına karşı çıkılmakta ve tersine sosyal refah harcamalarının artmakta olduğunu vurgulamaktadır. ikinci bölümde AB sosyal politikasının gelişimi ve sorunları ele alınmaktadır. Bu bölümde, AB sosyal politikasının önemsiz olduğu görüşleri eleştirilmekte ve AB sosyal politikasının önemli olduğu, ancak sosyal politikanın doğasından kaynaklanan nedenlerle düz olmayan bir çizgide geliştiği vurgulanmaktadır. Küreselleşmenin yarattığı meydan okumalar ulusal ölçekli çözümlerden daha çok, ulus üstü çözümleri gerektirmektedir. Bu nedenle AB sosyal modelinin varlığını sürdürebilmesi sadece AB ülkelerindeki ücretliler için değil, diğer ülkelerdeki ücretlilerin korunması için de yaşamsal bir rol oynayabilir. Son bölüm Türkiye'nin sosyal politikasının kendine özgü yanlarını ve AB müktesebatı ile Kopenhag kriterleri açısından uyumunu ele almaktadır.
 
 
Tez Adı: Osmanlılar'ın Son Döneminde Sosyal Siyaset Uygulamaları
Tez Sahibi: Ahmet Yurtseven
Tez Yılı: 1991
Üniversite: istanbul Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Anabilim Dalı, Yüksek Lisans, 179 s.
 
ÖZET
 
Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan yıkılışına kadar geçen sürede cereyan eden bütün sosyal siyesetle ilgili meseleleri bir bütün halinde sınırlı bir tez içerisine sığdırmak, elbette mümkün değildir. Bu sebeple, inceleme alanı olarak sadece 1 9. yüzyıl ve sonrası ele alınmıştır. Bu ise, Osmanlılar'ın son dönemini kapsamaktadır. Tezin gayesi, 19. yüzyılda dünyada meydana gelen yapı değişikliklerinin etkisiyle, Türkiye'de ortaya çıkan sosyal problemler; bunların sebep ve sonuçları; bu konularda yapılan düzenlemeler, çeşitli alanlarda meydana getirdikleri tesirler ve zaman içinde düşünülen ve uygulamaya konulan çözümleri ortaya çıkarıp tahlil etmektir.
 
Tez Adı: Turkish Welfare Regime in its Current Transformation (Güncel Dönüşümü içerisinde Türk Refah Rejimi)
Tez Sahibi: Burcu Yakut
Tez Yılı: 2003
Üniversite: Boğaziçi Üniversitesi, iktisat Anabilim Dalı, Yüksek Lisans, 94 s.
 
ÖZET
 
Bu tez, Türkiye'nin mevcut refah rejiminin yeni yoksulluğa karşı dönüşümünü aydınlatmayı amaçlamaktadır. Teorik açıdan Esping-Andersen'in (1 990) Güney Avrupa modelinin tanımlanması ile genişletilen üçlü refah rejimleri tipolojisi temelinde, ekonomi-politik yaklaşımı kullanılarak yeni yoksulluğun tüm rejimlerin üzerinde yarattığı ciddi baskıların olduğu, ancak rejimlerin bu baskılara farklı tepkiler verdikleri gösterilmiştir. Türk refah rejiminin sosyal güvenlik sistemi, işgücü piyasasının yapısı ve aile önemi açısından Güney Avrupa rejiminin bir varyantı olduğu kabul edilerek, Güney Avrupa modelinin sadece baskılara karşılı olarak değil Avrupa Birliği'ne entegrasyon ile de dönüşüm geçirdiği savunulmuştur.
 
Türkiye'de işgücü piyasasının yapısı, artan enformelleşme, aile ile akraba ağlarındaki değişimler göz önünde bulundurularak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, yoksulluğun yeni tezahürleriyle ortaya çıkan sosyal koruma boşluğunu doldurma konusunda tek devlet mekanizması olarak önemlidir. Türkiye'deki sağlık hizmetlerinin genelleştirme ve emeklilik sistemlerini yeniden yapılandırmaya yönelik güncel reformlar, özellikle gelecekteki Avrupa Birliği'ne giriş süreci göz önüne alındığında, Türk refah sisteminin Güney Avrupa ülkelerinin yolunu izleyerek dönüşüme uğraması olarak değerlendirilmiştir.

 
Diğer Yazılar...